BOSTANCIBAŞI KANATLI CEVİZ
Merhaba. Köşk Çınarı’ın size Sultaniye Bahçesi’nin eğlencelerini
anlattığını duydum. Ben de biraz Türk bahçeciliğinden bahsetmek istiyorum
sizlere. İstanbul’da birçok semte verilen adlar Osmanlı döneminin bahçe
kültürüyle ilgiliydi. Bostancı, Fenarbahçe, Yeşilköy, Bahçekapı, Çınardibi,
Çamlıca, Ihlamur, Fulya, Dolmabahçe, Çubuklu, gibi yer isimleri yanında selvi,
sümbül, çiğdem, nilüfer, yasemin, müge, gül, lale, menekşe, nergis gibi bitki
adları bu durumu yansıtmakta. Peyzaj olarak eşsiz güzellikte olan bahçeler, mermer
havuzların kenarlarında birer süs bitkisi olarak yer verilen çiçekler, bazen
gülistan ve lâlezar gibi tarhlar şeklinde tanzim edilir, meyveli meyvesiz sıra
sıra, bazen satraçvari bazen dağınık dizili gölgesinden faydalanılan bizim gibi
devasa ağaçlarla dört mevsimi yaşatan görsel şölen sunardı. Bahçelerin yanında
ayrıca kentin sebze ve meyve gereksinimini karşılayacak bostanlar da mevcuttu. Bostan
işlevi gören tüm bahçelerde Bostancıbaşılar ve neferleri çalışırdı. Onların maharetli
elleriyle türlü ürünler yetiştirilir ve saray, sebzehane ve pazarcı esnafa
taksim olunurdu.