• anitagac.istanbul@ibb.gov.tr

Doğu Kayını - Fagus orientalis


Anavatanım Türkiye, Bulgaristan, Romanya, Yunanistan, Kırım, Kafkasya, İran ve Orta Asyadır. Kayıngiller ( Fagaceae ) ailesindenim.
Habitusum, yaşla birlikte tepe kısımlarında genişleme yaparak; yuvarlak, yayvan ve dağınık bir tepe oluşturur. Büyük boylu boylu, yaprağını döken bir ağacım.
45 metre boya, 2 metre gövde çapına ulaşabilirim. Ortalama 900 yıl yaşayabilirim.
Gövde kabuğum pürüzsüz, açık gri renkte olup, ileri yaşlarda bile düzgün ve çatlaksızdır.
Yapraklarım sivri uçlu, çok kısa saplı, eliptik ve belirgin damarlı yapıdadır. Tazeyken açık yeşil, ipek gibi yumuşak hafif tüylü olup, olgunlaşınca koyu yeşil renkli olurlar. Sonbaharda önce sararır sonra kızıla dönerler.
Erkek çiçeklerim bir arada, uzun ve yumuşak sapların ucunda toplanmış, aşağı sarkan küreler biçiminde kurullar oluşturur.
Dişi çiçeklerim tekli veya iki-üçü bir arada açık yeşil renkli, kalın saplı ve çok sayıda yassı yumuşak dikenlerle çevrilmiştir.
Meyvelerim tek veya birkaçı tüylü bir sap üzerinde, küreye yakın biçimlidir. Önce yeşil, olgunluştıklarında açık kahverengini alır. 
Ahşabım ağır, sert, güçlü ve darbelere karşı oldukça dayanıklıdır. Bu özellikler beni buharla bükme için uygun hale getirir. Odunum ayrıca  yonga levha , mobilya, döşeme kaplamaları , maden direkleri ve demiryolu traversleri yapımında da kullanılabilir. Park ve bahçelerde grup veya soliter olarak kullanılırım. Alle tarzı yol ağaçlandırmalar için çok uygunum.  
Ünlü Türk destanı Oğuzname´de geçen birinci efsaneye göre; iki ulu kayın ağacının bütün Oğuz neslinin atası olduğu belirtilir. Efsaneye göre, Tola ve Selenga nehirlerinin birleştiği yerde bulunan iki ulu ağaca bir gece gökten kutsal bir ışık sütunu iner. Sayılı günlerin geçmesinden sonra bu ağacın gövdesinden, ağızlarında gümüş emzikler bulunan beş erkek çocuk görünür. Kısa zaman içinde büyüyen çocuklar ebeveynlerini sorarlar. Halk çocuklara iki ağacı gösterir. Ağaçlara yaklaşıp önünde saygı ile eğilen çocuklar her iki ağacı kendi nesillerinin atası sayarlar. İkinci efsanede ise Oğuz Kağanın, gittiği av sırasında göl ortasındaki kayın ağacının kovuğunda tek başına otururken bulduğu dünyalar güzeli kız ile evlenmesi anlatılmaktadır.